Dağları delelim adını Barış koyalım! Necati Doğru CUMA 05 ŞUBAT 1999


Şöyle bir soru geldi yazının girişine oturdu: İnsanlar başlangıçta yanılmış da olsalar, kadir- kıymet bilmemezlikten gelerek ucuz, güncel, rahat, kolay, uçucu hoşluklar, geçici zevkler peşinde bir süre gitseler bile eninde sonunda niçin değerli adamın yanında saf tutuyorlar? Niçin Barış Manço'nun yanında saf tutanların sayısı bu kadar çok oldu?

 Onu neden değerli buldular?

 Kimdir değerli adam?

 Değerli nasıl olunur?

 Çabasıyla zafer kazanan adama, komşusuna, mahallelisine, şehirlisine ve dünyanın neresinde olursa olsun hiç bir kimseye asla yalan söylemeyen adama, yanlış yapmayan, arkadaşının yardımına koşan, hayatını sefil bir rahatlık içinde değil güçlükler karşısında geçiren adama, acı dolu çabalardan yılmayan adama, gerçek hayattaki amansız mücadeleyi kazanmak için gerekli mertliği de gösteren adama hayranlık duyarız...

 Kimseye teslim olmayan...

 Başarmış gibi rol yapmayan...

 Başarıp tadını çıkaran...

 İşini iyi yapan...

***

İşini yaparken yepyeni hayatlar da başlatabilen.... Sever gibi yapmayan gerçekten seven, çevresine öneri, yardım, yol gösterme götüren fakat asla hükmetmeyen, aşka inanan ve asla burun kıvırmayan, ilkeleri, idealleri olan her rüzgara yelken açmayan, kötülüklerin, pisliklerin, yalancılığın, sahteciliğin, sömürünün üstüne acımasızca giden fakat yüreğini isyana, beynini gericiliğe asla teslim etmeyen...

 Hem dürüst olan...

 Hem cesur olan...

 Hem yüksek ideallere hizmet etme kararlılığı gösteren... Hem kötülük cephesine karşı savaşan... Hem iyilik cephesine yardım taşıyan... Gözünü bayağı ve aşağılık şeylere dikmemiş olan... Başladığı işi kalıcı hale getiren... Hep ileriye bakmasını bilen...

 İyiliği teşvik eden...

 Kötülüğü teşhir eden...

 Konuşamayan, yazamayan, kendini ifade edemeyenlerin gözü, kulağı, sesi olabilen... İftiraya dönüşecek yalanlardan kaçabilen... Saldırganlık salgınına tutulmuşçasına rakiplerine haksız bir şekilde yüklenip, kamuoyu vicdanında hasarlar açmayan...

 Erdemli insanları...

 Alçak insanlardan...

 Ayırdedebilen...

 Sadece kendi ülkesi için değil insanlık için de iyi şeyler yapmak yükümlülüğünü, sorumluluğunu, çabasını gösterebilen... Ezilmişliğe, zulme, sefalete karşı savaşmayı göze alabilen... Yoksul, eğitimsiz, çaresiz seçmenleri; dini kullanarak ya da milliyetçiliği alet ederek "sizi kurtaracağız..." diye aldatmanın bütün suçlar içinde en alçakça olduğuna inanan... Uzun vaadede herkesin elinden geleninin en iyisini ortaya koyma fırsatını garantileyen bir ekonomik, siyasi ve kültürel sistem için çaba harcayan.... Etkileyici ve güzel sözlerle toplumu aldatmak yerine reformlar yapabilen... Ele geçirdikleri makamlarda, koltuklarda, mevkiilerde hizmet verme fırsatını zayi etmeyen...

 Demogojiye sapmayan... 

Halkın gücüne inanan...

 Diktatör lider yerine...

 Reformcu önder olabilen...

***

Partileri; kurnaz hukuk kurtlarını ve şöhretli avukatları tutabilecek parası olan zenginlerin, mafyanın, çetenin sığınacağı, serpileceği, güçleneceği yerler haline getirmeyen... Ülkenin meclisini ülke çapında herkes için çare üreten bir yer haline getirebilen... Olabilecek en büyük ahlaki zeminde yer alabilen.. 

Görkemli ve kutsal davalara; görkemli ve kutsal adamlar hizmet eder diye inanan... Kötülüklerden nefret eden, yalandan nefret eden, baskıdan nefret eden ve bunlardan nefret ederek bunları ortadan kaldırmak için mücadele eden... Cahil halkın, cahilliğini istismar etmeyen... Beğenisi gelişmemiş halkın duygularını sömürü aracı haline getirmeyen... Dün iyi olan bir insan, benimle ilişkiye geçtikten sonra kötü oluyorsa "bu kötülükten o mu sorumlu, ben mi...?" diye sorabilen... Yüzünü 14. yüzyılın geriliğine, gaddarlığına, ilkelliğine değil 21. yüzyılın aydınlığına, adalet, özgürlük, barış arayışına dönmüş olan... Öldüğü zaman arkasında herkesin ağladığı bir ömür geçirmiş olan adam değerlidir...

***

İnsanlar... Bütün bunları...

 Barış Manço'da buldular...

 Onun arkasından sel olup, bu yüzden ağladılar. Barış Manço ne ki! Hepsi bir pop sanatçısı... Fakat halk kitleleri son yıllardaki çürümüşlüğe, yozlaşmaya, yalancılığa ve iğrenç santekarlığa karşı tepkilerini Barış Manço'nun cenazesine giderek gösterdi. Ve özlemini duyduğu idealleri, ilkeleri, yüksek ahlâkı, yüksek karakteri, yüksek kaliteyi de "seni çok sevdik Barış..." diye ifade etti..

 Okurum Şenol Aloğlu: Bolu Dağı geçişinin adını Barış Manço Tuneli olarak konulmasını öneriyor.

 Rüzgar döndü...

 Türkiye değerli adam arıyor...



© COPYRIGHT 1999 SABAH YAYINCILIK A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Bu sayfa YÖRE Elektronik Yayımcılık tarafından hazırlanmıştır. Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr